İmkânları olsa güneşi de satarlardı

Güneş’i elle tutup, satabilselerdi; emin olun bu iktidar sistemi onu da maden ve turizm şirketlerine satar, yerine yapay güneş koyardı.

Diyanet ve yandaşlar kazandı; bilim rafta kaldı

Silah gücüyle ve siyasi rantla büyümeyi göze alanlar; bilimi unuttular. Türkiye de bunlardan biriydi. Ne bilimle ne savunma sanayisi ile ne de eğitim alanında büyümeye çalıştı. Aksine rant çerçevesini büyütüp, tarikatlara, diyanete aktardıkları milyonlarla büyümeyi seçti.

Kimsesizlerin kimsesizi, evsizleri duymadı

Refah Partisi ve Fazilet Partisi çizgisi; bugün de netliğini koruyor. Çünkü dini siyasetle harmanlı güden Refah Partisi ve Fazilet Partisi’nin kapatılması ile AKP’nin de o dönemlerde kapatılma isteği, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da hırslanmasına sebep oldu. Daha da güçlü, tek ses, tek karar ve tek yönetim şahsı olması için 18 yıl mücadele etti, kazandı.

Bursa’daki yağma sofrasında medyanın yeri

Oysaki Alinur Aktaş’ın haberlerini tüm Bursa medyası yazıyor. Hatta elleri titreyerek, kan, ter içinde yazıyorlar. Aman yanlış olmasın, aman eksik kalmasın. Gösterilerin Bursa’nın yerelinde kalması yetersiz gelmiş belli ki; bu sebeple AKP’li Aktaş, şatafatlı ve gösterişli endamını Saray’a duyurmak için İstanbul merkezli medyaya eski parayla milyonlar harcıyor.

Eline tespihi, silahı alanlar kendini adam sanıyor

Genç bir kadını, “Ben mafyayım. Vekil tanıdıklarım var. Arkam sağlam, bana kimse bir şey yapamaz,” diye tehdit eden Aykut Memişoğlu, kendini güvence altına alıp; sözde genç kadını korkutuyor.

Yazamıyor

ABD’de yaşanan yaftalama, iftira olaylarına sessiz kalmayıp, gerçekleri yazan medya varken; Türkiye’de ise sarayın dışında hareket eden gazeteci kovuluyor, aç bırakılıyor ve yetmiyor tutuklanıyor.

İpi koparan son kesik

Muharrem İnce, artık CHP’ye tamamen sırtını döndü. Bunu ben kuruldaki sonuçlardan anlamıştım. Yani işlerin buraya kadar geleceğini tahmin etmemek zor değil. Tek başınıza, partinizden daha fazla oy alıyorsunuz; ama parti içinde genel başkan olamıyorsunuz.

Cumhur İttifakı’nın Bursa’daki yağma sofrası

Ülke açlık ve sefillik içinde kıvranırken; yoksulluk 8 bin liraya çıkmışken, evine ekmek götürmekte zorlanan aileler varken; ama Bursa’da bir keyfe keder yağma sofrası kurulmuş. Halil İbrahim sofrası bunun yanında sefil kalır.

Krizden doğan fırsat: Oy devşirmek

21 yıl önce Marmara bölgesinde yaşanan depremlerde, İstanbul büyük bir kayıp vermişti. Bu kayıplar, bize ders veriyordu; ama biz dersi iyi dinlemedik. Not almadık, dersi kaynattık. Ve sonrasında yaşanan tüm depremlerde, tüm sınavlarda başarısız olduk. Canları kaybettik, sınıfta kaldık.